Arşiv makaleleri Mayıs, 2008

özlemek…

Nihat tarafından 22 Mayıs, 2008 tarihinde yazılmıştır.

Özlem , özlemek , özlem duymak aslında ne kadar asil bir sözcük gibi dursa da o kadar acı ve durdurulmaz biÅŸey …

Yaklaşık 9 aydır özlüyorum , kokusunu , gülüşünü , tenini , gözlerini , yaptığı şımarıklıkları ve neredeyse bir anne sevgisiyle koruyup kollamasını … İçim acıyor , yoruluyorum , hayat anlamsızlaşıyor… Özlüyorum ama bir türlü sonuca kavuÅŸmuyor ve özlemin ne kadar acı ve katlanılması zor biÅŸey olduÄŸunun farkına varıyorum… Hadi ben var olan , yaÅŸayan , benden uzakta bile olsa en azından nefes alan birini özlüyorum , ya yaÅŸamayan , hayatta olmayan birine özlem duysaydım ???

İnsanın kalbi acıyor , iÅŸtahı kapanıyor anlam veremiyor , biri var sizden uzak ve yanınızda olmasını istiyorsunuz , sarılmak , zaman geçirmek , doymak istiyorsunuz ama olmuyor her an daha da özlüyorsunuz…

Bazen insanlar yaptıklarından piÅŸman olurlar ancak dönüşü olmaz , bu dönüşü olmayan ÅŸey eÄŸer ki  “Çin den getirilen bir vazonun kırılması” olursa belki pek canınız yanmaz ama “birini kaybettiyseniz ve asla geri dönmeyeceÄŸini bilirseniz” bu apayrı biÅŸeydir…

YaÅŸadıklarınız aklınıza gelir , önce tebessüm olur yüzünüzde biraz daha devam ederseniz düşünmeye , canınız yanar , neden burada deÄŸil neden benimle deÄŸil gibi sorular gelir aklınıza …

Özledim , hem de çok bastırılmayacak kadar çok , çok fazla kızdım seçimlerinden dolayı ama özlemim geçmedi , çok fazla üzüldüm duyduklarıma ama özlemeye devam ettim , o unuttu belki ama ben hala özlüyorum …

hala özlenilmeye değdiğini düşündüğüm için , ÖZLÜYORUM

Altım kösele üstüm deri

Nihat tarafından 21 Mayıs, 2008 tarihinde yazılmıştır.

Yıllar önce duymuÅŸtum bu sözcüğü TRT 1 de bir çocuk programı izlerken … Ne hikmetse çıkmıyor aklımdan , hala boÅŸ zamanlarımda , yolda ilerlerken , bu ÅŸarkıyı mırıldanırım… Acaba neden bu kadar kalıcı oldu bu ÅŸarkı bende onu da bilemiyorum …

EÄŸitim de bu yöntemi kullanırlar genelde ingilizce öğretmenleri , melodi ile öğretirler sözcükleri unutulmasın diye …  hasbelkader izlediÄŸim bir programda geçen bu ÅŸarkı benzeri söylem neden hala aklımda ? ne zaman çıkacak aklımdan ? ne zaman unutacağım ?

İnsan bazı ÅŸeyleri unutmamak hatırlamak için tekrarlar öğrenmeye çalışır ve ısrarlı olursa baÅŸarır peki aklındaki birÅŸeyi unutmak için ne gibi bir yol izlenmelidir ? kim ben bisiklet binmeyi unutmak istiyorum diye çabalasa çabalasın bir sonuca varamayacağı muhakkaktır… Peki beynimiz nasıl bir ÅŸekilde dizayn edilmiÅŸtir ki her istediÄŸimizi çabalayıp öğrenebiliyoruz ancak her istediÄŸimizi beynimizden çıkarmak o kadar kolay olmuyor !

şaşırtıcı !!!

makalenin sonuna eriştik ve yine beynimin içinde vızıldayan o şarkımsı şeyin sözlerini sizinle paylaşıyorum;

 Altım kösele üstüm deri

Al beni parlat beni

Al boyayı sürüver sürüver

Fırçala parlat beni

EÅŸik

Nihat tarafından 4 Mayıs, 2008 tarihinde yazılmıştır.

neden hep karar vermek zorundayım. neden hep yol ayrımları var. ya çocuk kalıcam ya büyücem. ya iyi olucam ya kötü. ya sağ olucam ya sol. ya tutunucam ya bırakıcam . ya kabullenicem ya başkaldırıcam. ya sessiz olucam ya bağırıcam. ya siyah olucam ya beyaz olucam.

 

ama benim istediÄŸim bu deÄŸil.

ya ben büyürken içimdeki çocuğu saklamak istiyosam. ya hep iyiyken bazen insanlığıma yenilip kötü oluyasam. ya hep soldaki manzaradan sıkılmış sağdaki yoluda merak ediyosam.ya hep tutunmaktan bıkmış bazende akışına bırakmak istiyosam. ya başkaldırmaktan bıkmış bikerede oturup dinleneyim diyosam.ya bağırmaktan bıkmış bazen sadece dinlemek istiyosam.ya hep beyaz olmaktan bıktıysam siyahında içindeki gizemi merak ediyosam???????

 

ya karar vermek istemiyosam.hiç düşündünüzmü ? bu kararıda siz verin.

beni rahat bırakın.

hayatın keskin köşelerini dönmek istemiyorum.

ben ortada olmak istediğim zaman istediğim şeritte gitmek istiyorum. bitişe  varacak olan benim gideceğim yolu bırakın ben seçeyim.

:) canım ablam’dan